Bize mesaj atmak isterseniz... Müdür,Müdür Yardımcılarımız ve idari Personelimiz... Okulumuzda hizmet veren alan ve dallarımız... Okulumuzun misyonu ve vizyonu... Ziyaretçi Defterimize istek ve Önerilerinizi yazmak isterseniz..
 
 
 

Bize Ulasin

 
 
 
Sitemizi
01.01.2005 tarihinden itibaren
- -
kişi ziyaret etmiştir.
 

Bu site Bilgisayar Bölümü tarafından hazırlanmıştır.

©2006 Tüm Hakları
Cebeci Anadolu Meslek
Kız Meslek Lisesine
aittir.

 
 
ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK, ŞİDDET VE ZORBALIK
 

İçindekiler:
A. Saldırganlık, şiddet ve Zorbalıkla ilgili kuramsal bilgiler
B. Saldırganlık, şiddet ve Zorbalığın gençler arasındaki yaygınlığı
C. Saldırganlık İçin Risk Faktörleri ve Koruyucu Etmenler
D. Önleme çalışmalarının önemi ve Okul temelli önleme çalışmaları
E. Örnekler ve öneriler

A. SALDIRGANLIK, ŞİDDET VE ZORBALIKLA İLGİLİ KURAMSAL BİLGİLER
          Saldırganlık farklı kuramcılar tarafından farklı şekillerde tanımlanmıştır. Bazıları biyolojik kökeni vurgularken bazıları öğrenmeyi ve çevresel koşulları, bazıları da bilişsel süreçleri vurgularlar. Renfrew (1997) saldırganlığı, hasarla sonuçlanan bir hedefe yönelik olarak organizma tarafından yöneltilen bir davranış olarak tanımlamaktadır.

          Biyolojik etkiler genetik, seksüel, hormonal ve sinirsel etkileri içerirken; öğrenme, güdüsel etmenler, medyanın etkisi, uyarıcı sağlayan çevresel ve sosyal etki olarak tanımlamaktadır. Çocuk ve eş istismarı, tecavüz, psikolojik hastalıklar, şiddet ve çocuk suçları gibi değişkenler de saldırganlığı hazırlayan sosyal problemler olarak ele alınmaktadır (Korkut, 2004).

          Saldırgan davranışlar farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Bunlardan biri saldırganlığın güdüsel olarak yapılan sınıflandırmasıdır. Buna göre saldırganlık normatif ya da ifade edici, kışkırtılmış ya da kışkırtılmamış ve saldırma ya da savunma amaçlı olarak sınıflandırılabilmektedir. Bir diğer sınıflandırma biçimi ise biçimsel olarak yapılan sınıflandırmadır. Buna göre saldırganlık doğrudan ya da dolaylı, sözel ya da fiziksel, aktif ya da pasif, kendine ya da başkalarına yönelik olarak sınıflandırılabilir (Akt. Korkut, 2004).

          Günlük dilde saldırganlık denildiğinde ilk akla gelen fiziksel olarak görünen davranışlardır. Pek çok kişi yaşamlarında saldırganlığa yer vermediklerini söylerken bunu kastetmektedirler. Oysa, dolaylı ve sözel nitelikteki saldırganlık oldukça yaygın kullanılmakta ve fiziksel olan kadar yaralayıcı, yıkıcı olabilmektedir (Korkut, 2004).

          Saldırganlığı ifade etme açısından iki gruba ayıran yazarlar da vardır (Campbell, Muncer ve Coyle, 1992). Bunlardan birincisi ifade edici saldırganlıktır. Bu saldırganlığa neden olan öfke duygusunun bir göstergesi olarak saldırganca davranmayı ifade eder ve kavga etmek kadar ağlayıp bağırmayı da içerir. Saldırganlığın diğer ifade ediliş biçimi ise araç olarak kullanılmasıdır. Bu türde saldırgan davranış amaç değil araçtır. Başka bir deyişle kişi, sosyal ya da maddi bir yarar sağlamak için saldırganca davranmaktadır. Saldırganlık kavramı ile ilgili öfke, şiddet, düşmanlık ve zorbalık gibi bazı kavramlar vardır. Öfke ve saldırganlık, çoğu zaman birbiriyle ilişkili olarak ele alınmaktadır.

         Saldırganlık, öfkeyle ilişkili olmasına rağmen ikisi aynı değildir. Saldırganlık bir davranış, öfke bir duygudur. Öfke bir çok saldırganlık biçiminin arkasında yatan dürtü ya da güdü olarak görülmektedir. Öfke bazen saldırganlığa yol açar, fakat her zaman saldırgan davranışın bir başlatıcısı değildir.

         “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” ya da “Keskin sirke küpüne zarar verir.” atasözlerinden de anlaşılacağı gibi, öfke duygusuna genellikle olumsuz yaklaşılmaktadır. Öfke duygusuna olumsuz bakış açısının nedenlerinden biri öfkeyle bazen ilişkili olan saldırganlık davranışıyla eşdeğer görülmesi olabilir (Kapçı, 2004).

         Öfke; mutluluk, keder ve korku gibi oldukça güçlü bir duygudur. Çocuk ya da yetişkin kendisini değersiz, güçsüz, başarısız bulduğunda; güvende hissetmediğinde; sevilmediğini, zarar göreceğini düşündüğünde; sözel/fiziksel saldırıya uğradığında; sahip olduğu şeyleri kaybettiğinde; tehdit edildiğinde öfke duygusu yaşayabilir. Diğer duygularda olduğu gibi, öfke duygusunu da zaman zaman göstermek normal ve kimi zaman gerekli olabilir. Örneğin fiziksel saldırıya maruz kalındığında öfkelenip hayır diyebilmek, başarısız olarak nitelendirilen durumlarda öfkelenip daha fazla çalışmak kişi için yararlı olabilir (Kapçı, 2004).

 

 

 
 
Bilişim Teknolojileri Alanı